Bu seçenek sadece anasayfayı eski haline getirir. Kategori sayfalarını etkilemez.

Eski haline getir

Kıbrıs oldu Kıbrıs Sorunu

kktc-mali-talatAKP hükümeti icraatlarına başladığı günden bu güne, Türkiyemiz için vazgeçilmez olan kırmızı çizgilerimizi AB’nin, ABD’nin, Yunanistan’ın, Ermenistan’n ve daha bakalım kimlerin gönlünü hoş tutmak için boyuyor. Ben bu çizgileri boyarım beyaz olur, demekten çekinmmiyor. Üzülerek söylüyorum halimiz vahim.

Başbakan çıkıyor konuşmalarında “felekat tellalığı yapmayın, herşey yolunda, demokratik…” ne sihirli bir cümleymiş bu demokratik vesselam. Öyleki her düşman devlete bir tane lazım neden mi? İşte buyrun :

Başına demokratik koy, azınlıklara hak adı altında kendi devletini, halkının adını yeni duyduğu mahkemelerde mahkum ettir,

Başına demokratik koy, Büyük Ortadoğu Projesi için üstüne düşeni yap,

Başına demokratik koy, Büyük Ermenistan hayalini yaşat,

Başına demokratik koy, 30 küsür yıl önce halkının katlededildiği Kıbrıs topraklarında, 30 yıl önceki katillerin bugünkü adını müttefik yap… vs.

Olacak şey değil doğrusu. Bu ülke kurulurken canlarını hiçe sayan ecdadımız bugün bun olanları gördükçe eminim içleri burkuluyor ve üzülüyorlardır.

Sanki Rumlar 30 yıl önce yaptığımız hataydı, dedi. Sanki Rumlar özür diledi, sanki Rumlar katil olarak adlandırıldı. Nedir bu Rumculuk sevdası? Soruyorun bu sevdanın arkasında yatan gerçek nedir? Tarihte gördük ki Osmanlı İmparatorluğu himayesinde can güvenliği, namus güvenliği ve sağlandığı halde ilk olarak Osmanlı’dan kopan, Osmanlı’ya ihanet eden Rumlardır. 400 yıla yakın bir süre Osmanlı’nın her türlü nimetlerinden faydalandılar, 400 yıl sonra ihanet.

Şimdi Kıbrıs’taki Rumlar çok mu farklı. 30 yıl önce yaptıklarını bugün yapmaktan geri mi kalacaklar. Orhan Veli’nin dediği gibi, “Geçin bunları, anam babam geçin”. Geçin bunları ve gerçekleri gündem edin. Bu Rum sevdasının ardın ne yatıyor, halka hesap verin!

Cevap yaz